RSS

ÇAĞRI / Bale , 1 Perde

Cumartesi ~ Mart 03, 2008 by admin Posted in Bale Projeleri

ÇAĞRI
Bale / 1 Perde

gevher-banunun-solosu.JPG cagri-afis.jpg cagri-balesi.JPG cagri-balesi-ikili-dans.JPG

Mevlana’yı konu alan tümüyle özgün ilk Türk balesi olan ÇAĞRI,
20 Mart’ta Mersin’de “dünya prömiyeri” yapıyor…

ÇAĞRI’nın müziklerini, Şefik Kahramankaptan’ın librettosu ve Mehmet Balkan’ın
koreografik planına göre, “Senfonik New Age”in önemli bestecisi Can Atilla yazdı…

Mevlana’yı konu alan ilk Türk balesi olan “Çağrı”nın “dünya prömiyeri” 20 Mart’ta Mersin Devlet Opera ve Balesi’nce yapılıyor.
ÇAĞRI’nın müziklerini, Şefik Kahramankaptan’ın librettosu ve Mehmet Balkan’ın koreografik planına göre, “Senfonik New Age”in önemli bestecisi Can Atilla yazdı… Yapıtın sahneye konulması Lale Balkan tarafından gerçekleştirilirken, sahne tasarımını Tayfun Çebi, giysi tasarımlarını da Alev Tol hazırladı. IşıklandırmayıTan Deniz yaptı. Yapıtta yer alan çağrı ve öğütleri de Nur Subaşı okudu.

koreograf-mehmet-balkan.JPG besteci-can-atilla.jpg librettist-sefik-kahramankaptan.JPG lale-balkan.jpg
Baleyi projelendiren librettist Şefik Kahramankaptan, Mevlana’nın yaşamından önemli kesitler, felsefesi ve evrenselleşmesinin tüm dünyada anlaşılabilir biçimde en iyi vücut diliyle sergilenebileceği düşüncesiyle bale sanatını tercih ettiğini, tam üç kez Avrupa’nın en iyi beş bale direktörü arasına seçilen Mehmet Balkan’ın, konunun çağdaş anlatımı için en iyi isim olduğunu söyledi. “Senfonik New Age” tarzında tanınmış bir isim olan besteci Can Atilla’nın da büyük bir özveriyle beklenenden çok daha kısa bir sürede müzikleri tamamladığını belirten librettist Kahramankaptan, “ ÇAĞRI’” balesinin konusunu şöyle özetledi:
“Mevlana Celaleddin Rûmî’nin evrensel bir kişiliğe dönüşümünde köşetaşı sayılabilecek olaylar, özgün müzik ve vücut dili kullanılarak anlatılıyor. Mevlana düşüncesinin toplumda kabul görmesi, Şems-i Tebrizî ile karşılaşma, semânın doğuşu, yaygınlaşarak bir rituel haline gelmesi, Şems’in kayboluşu, Mevlana’nın yedi öğüdü ve çağrısı, cenazesi, tek bölümden oluşan balenin önemli ögelerini oluşturuyor. Evrenin en temel hareketi olan ‘dönme’ özellikle vurgulanıyor, dünyamızın kendi etrafından dönüşüyle semâ arasındaki ilişki sergilenirken, yüzyıllar içinde Mevlana düşüncesi ve semânın tüm insanlığa mâloluşu simgeleniyor.”
“ÇAĞRI’” balesinin müzikleri, yerel ve evrensel ögelerin başarıyla kaynaştırıldığı çok geniş bir müzikal yelpazede programlandı. Eseri bestelerken 19. yüzyıl ” romantik bale müziği” formlarını ve armonilerini sıklıkla kullanan besteci Can Atilla, müziğin oluşumuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Her bir kişilik, olay ve aksiyon sahnesi için yaklaşık 25 tema besteledim. Güçlü karakterlerin müzikal portrelerini, onların kişilik özellikleriyle bağdaştıran bir enstrumantasyon ve orkestrasyonla anlattım. Eserin yazımında avant-garde ve soyut atmosferleri müzikle yansıtmak için, zaman zaman atonal ve elektronik müziğe yöneldim. Koral bölümleriyle, ritüel çağrışımlarıyla, klasik anlatım diliyle, “ney”in kullanım tekniği ve elektronik vurmalı sazların senfonik orkestrayla birleştirilmesiyle ortaya bambaşka bir “sound” çıktı. Bugün dünyada, özellikle İngiltere ve Amerika’da büyük müzikallerin yapımındaki stüdyo tekniklerini Türkiye’de ilk kez bir bale müziğinde sınırsızca kullandım.”

cagri-balesinden-ucleme.JPG provalardan.JPG cagrida-sema.JPG semanin-dogusu.JPG

Dünyanın sayılı koreografları arasında yer alan ve 80′i aşkın yapıtı dünya sahnelerinde oynanan Mehmet Balkan ise, sıfırdan özgün bir sahne yapıtını canlandırıp ayağa kaldırarak izlenir hale getirmenin güçlüğüne dikkati çekerek, “Dünyanın her sahnesinde yüz akıyla sergilenebilecek özgün ve çağdaş bir Türk balesini kurguladığımızı düşünüyorum” dedi.
Beş yıl süreyle Portekiz Devlet Balesi’nin direktörlüğünü de yapan Balkan, Çağrı’nın her adımında librettist-koreograf-besteci üçlüsünün işbirliğiyle ortaya konulmuş ülkemizdeki ilk yapıt olduğuna da dikkati çekerek, yapıtın tümüyle tarihsel olaylara dayanmadığını, bale sanatının gerektirdiği kimi fantaziler ve sürprizlerle de renklendirildiğini belirtti. Sahnelemede renk ve biçim açısından simgelere önem verdiğini belirten Balkan, şunları söyledi:
“Açılışta sahnede göreceğiniz ortam, hem evreni, hem de dergâhı simgeliyor.Cenazede farklı giysiler, dönemin ana gruplarının ayrımını sağlıyor, Sonunda herkesin beyazlara bürünmesi ise, insanlığın Mevlana düşüncesi etrafında birleşmesini anlatıyor. Semânın doğuşu sahnesinde yukarıdan inen ve Mevlana’nın etrafında dönmeye başlayarak semâya ilk adımı attığı direk ve o dans, dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünün simgesi.”
20 Mart’taki dünya prömiyerinden sonra, Çağrı balesinin galası da 27 Mart tarihinde gerçekleştirilecek. Çağrı balesinin, Mersin Devlet Opera ve Balesi’nce sezon sonuna kadar sergilenmesi bekleniyor.

Dünya Prömiyeri: 20 Mart
Gala : 27 Mart
3.Temsil : 24 Nisan

Sahne Fotoğrafları: Selami Türk

No Comments

“Uçarcasına” üzerine…

Cuma ~ Kasım 11, 2007 by admin Posted in Bale Projeleri

ucarcasina-kopya.jpg ucarcasina-10-kopya.jpg ucarcasina-2-kopya.jpg

“Uçarcasına”(*) üzerine…

Şefik Kahramankaptan

Son yıllarda başka amaçlarla yazılmış orkestra eserleriyle sergilenen neoklasik tarz baleler, Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de izleyicinin yakın ilgisiyle karşılaştı.

”Uçarcasına” ile, Cumhuriyet dönemi Türk bestecilerinin eserlerinden bir seçkiyle(**), konulu ve çağdaş bir Türk balesi gerçekleştirilmesini amaçladım.

Balenin öyküsü, taşradan büyük kentte göçen bir ailenin biricik kızının yaşamından kesitlerle, Cumhuriyetin 75 yılının soyut anlatımından oluşuyor. İki perdede toplam 7 tablodan oluşan öykü, genç Cumhuriyette kent yaşamının ve ekonominin canlanmasını, toplumsal dayanışmayı, değişik yerel kültürlerden gelen insanların büyük kentte kaynaşmasını simgesel olarak anlatıyor.

Bu hem bir aşk, hem de toplumsal gelişme ve çalkantıların öyküsüdür. 75 yıllık süreç içinde özellikle 1968 sonrası beliren ve ne yazık ki günümüze kadar sürüp gelen istikrarsızlık ortamında, değişik nedenlerle yaşanan gerginlik, sokak çatışmaları ve teröre de, simgesel olarak tanık olacaksınız.

Ama, aynı zamanda geleceğe umutla bakan iyimser bir öyküdür bu. Bütün zorlukların aşılabileceği, Cumhuriyete sahip çıkılacağına inancın ifadesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumu uygarlık ve gönenç basamaklarında daha yükseklere tırmandıracağı umuduyla yüklüdür.

ucarcasina-3-kopya.jpg ucarcasina-4-kopya.jpg ucarcasina-7-kopya.jpg ucarcasina-9-kopya.jpg

Öykünün yazımı ile müziklerin seçimini bir arada yürüttüm. Bestecilerimizin Anadolu folklorundan hareketle yazdığı, Türk renkleri hemen algılanabilen parçalarıyla birlikte, modern müziğin ve yaşadığımız yüzyılın özelliklerini taşıyan az seslendirilmiş eserleri özellikle seçtim. Tabii, müziklerin öyküye uygunluğuna ve koreografın özgür yaratımına olanak verecek özellikler taşımasına da özen gösterdim.

Müzikleri, Ankara Devlet Konservatuarı kompozisyon bölümü öğretim üyesi değerli besteci Muammer Sun’a danıştım. Ayrıca Devlet Opera ve Balesi Genel Sanat Yönetmeni ve Genel Müdürü, keman sanatcısı H. Hüseyin Akbulut’la da dinledik ve farklı parçaların arka arkaya gelmesinden doğabilecek olumsuzlukları tartıştık.

ucarcasina-12-kopya.jpg ucarcasina-6-kopya.jpg ucarcasina-10-kopya.jpg

Koreografiyi, bütün bir yaz mevsimini, her yerde kulaklıkla müzikleri dinleyip kafasında dansları kurarak, stüdyoda deneyerek geçiren, Avrupa’nın yetenekli danscılarından Uğur Seyrek hazırladı. Yaklaşık 20 yıldır Almanya’da Stutgart Balesi’nde çalışan Uğur Seyrek, realize edilen dekor ve kostümleri de tasarladı. Seyrek’in klasikle moderni, ilginç simgesel efektlerle bağdaştırdığı akıcı koreografisi ve Ankara Devlet Balesi’nin genç kadrosunun dinamizmiyle “Uçarcasına” (***)şimdi huzurlarınızda…

(*) Uçmak, Türkçe’de çok değişik anlamlarda kullanılabilen bir fiildir.

Uçarcasına adı, 75 yılın hızla akıp gidişini, özlenen mutluluğu ve bale sanatının görsel zerafetini yansıtmak amacıyla konulmuştur.

(**) Türk bestecileri: A.Adnan Saygun, U.Cemal Erkin, C.Reşit Rey, F.Tüzün, M. Sun, T. Erdener, K. İnce

(***) UÇARCASINA’nın dünya prömiyeri, 29 Ekim 1998 gecesi Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde , Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, 75. Yıl törenlerine davetli yabancı devlet adamlarının da hazır bulunduğu seçkin bir kitle önünde gerçekleşti. UÇARCASINA, halen ADOB’un repertuvarında bulunuyor.

Yorumlar kapalı

568