Bir insancıl dostu daha yitirdik... PDF Yazdır e-Posta

 

YANSIMALAR / Şefik Kahramankaptan

Yaşam “keşke” ve “pişmanlık”larla doludur. Yıllar öncesinde konser ve temsillere fotoğraf makinesi götürmezdim şimdiki gibi... Benim “keşke”lerimden birisi, gözümün önünden hiç gitmeyen, onun üçüncü sıranın en sağ başında, her yapıt tamamlandığında ayağa kalkıp, ellerini yukarda tutarak müzisyenleri alkışlamasıdır. Ne zaman ki, küçük makinemi cebimde taşımaya başladım, o artık gelemez oldu konserlere... Her hafta yolunu gözledim, olmadı. Adresini bulup, gidip bir söyleşi yapsam diye düşündüm, gene olmadı. Geçen hafta ölüm ilanını gördüğümde yüreğim “cızz” etti, o “keşke”ler üşüşüverdi tepeme... Tam bir “hümanist” Cumhuriyet öğretmeni olan Şükrü Kapucu (1921-2012) ayrılmıştı aramızdan.

Karşılıklı olumlu duygularla, fuayede selamlaşır, hâl hatır sorardık. Ankara festivallerinin deen iyi dinleyicilerinden biriydi. Bu özellikleriyle SCAMV tarafından “En iyi müzik dinleyicisi” seçilmiş, biraz “ironik” gözükse de, madalyasını Andevi'ndeki bir törenle o zamanki TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut'un elinden almıştı. O fotoğrafı arşivden bulabildim neyse ki... Uzun yıllar görev yaptığı Kurtuluş Lisesi'ndeki öğrencileri onun fizik derslerindeki üniteyi işledikten sonra arttırdığı zamanda, felsefeden, sanattan, tarihten sözettiğini hayırla anımsıyorlar.

Mimar Sinan Üniversitesi'nde, sinemabilimci Prof. Dr. Sami Şekeroğlu (d.1937) hakkında yapılmış bir master tezinden şu alıntı, onun yapısını anlatmaya yeter: “...Fizik öğretmeni Şükrü Kapucu öğrencileri belli aralıklarla Devlet Tiyatrosu oyunlarını görmeleri için birkaç gün süren tren yolculuğuyla (Elazığ'dan) Ankara'ya götürürdü. Şükrü Kapucu aynı zamanda maddi durumu yeterli olmayan öğrencilere herhangi bir bedel almadan takviye amaçlı özel dersler de verirdi.” Kurtuluş Lisesi'nden bir öğrencisi de hakkında yazdığı şiirin bir dörtlüğünde bakın ne diyor : Çoğu öğretmenin bugün taptığı / Parayı pul diye tanımış bu zat / O’nun düşüncesi; 'yok ise kültür / İnsan hep köledir, olamaz azat.”

TÖS ve TÖB-DER üyesi olan, bu nedenle 12 Mart baskı döneminde “sürgün” ve “kıyım” yaşatılan, insancıl, aydınlık, sanatsever, müzik dostu, gönül “kapusunu” her daim açık tutan Şükrü Hoca, ışıklar içinde yatsın...

CA-399– 21 Şubat 2012 Salı, Cumhuriyet Ankara

 

 

Cumhuriyet Yazıları Arşivi

Cumhuriyet Yansımalar
RocketTheme Joomla Templates